Dihidrotestosteron (DHT)

Erkeklik hormonlarının (testosteron, dihidrotestosteron) büyük bir kısmı böbrek üstü bezinde (Adrenal Gland) üretilen DHEA (Dehydroepiandrosterone) ve Androstenedione hormonlarını hammadde olarak kullanarak kıl kökleri ve yağ bezlerinin bulunduğu deri gibi aynı zamanda erkeklik hormonlarının (testosteron, dihidrotestosteron) hedefi olan organlarda üretilirken ancak küçük bir kısmı yumurtalık ve böbrek üstü bezinde üretilmektedir (Intracrinology)(1,2).

1- Kan dolaşımında bulunan testosteron miktarı sadece yumurtalık ve böbrek üstü bezinden direk olarak salınan miktarı göstermektedir.

2- Kadınlarda testosteron hormonunun büyük kısmının üretildiği deri, yağ dokusu, meme gibi organlardan ancak küçük bir miktar (%10) testosteron kan dolaşımına girmektedir(3).

3- Kan dolaşımına girmeyen testosteron hormonunun büyük çoğunluğu ise 5- α reduktaz (reductase) enzimi tarafından üretildiği kıl köklerinde tüylenme artışına neden olan dihidrotestosteron (dhydrotestosterone) hormonuna dönüşmektedir(4,5,6).

4- Dihidrotestosteron hormonu testosteron hormonundan 10 kat daha güçlü bir etkiye sahiptir(7).

5- Testosteron hormonunu dihidrotestosteron hormonuna dönüştüren 5- α reduktaz (redüktaz) enziminin 2 formu (izozim) vardır(8,9).

6- 5– α reduktaz (reductase) tip 1 en çok deri hücresinde (epidermis), kıl köklerinde, yağ (sebaceous) bezlerinde ve ter bezlerinde bulunmaktadır. 

7- 5- α reduktaz (reductase) tip 2 ise en çok saçlı deride bulunmaktadır(9,10,11).

8- 5– α reduktaz (reductase) enziminin etkinliğinde (activity) büyük oranda anneden kızına genetik geçiş bulunmaktadır(20).

9- Polikistik over sendromu olan kadınların bir kısmında 5- α reduktaz (reductase) tip 1 enziminin üretimini sağlayan SRD5A1 geninin belirli bölgelerinde genetik farklılıklar (varyant) vardır.

10- Bu genetik değişiklikler 5- α reduktaz (reductase) tip 1 enziminin etkinliğini (activity) arttırarak tüylenme artışına neden olmaktadır(12,13,14).

11- Dihidrotestosteron hormonunun da testosteron hormonu gibi büyük çoğunluğu (%90) kan dolaşımına girmemektedir. Kan dolaşımına girmeyen dihidrotestosteron hormonu üretildiği deri hücresinde bulunan kıl köklerinde tüylenme artışına neden olmaktadır (5,15). 

12- Deride (cilt) üretilen dihidrotestosteron (DHT ) hormonunun büyük çoğunluğu deri hücresini korumak amacıyla UGT- enzimi ile herhangi bir hormon etkisi olmayan ürünler (metabolit) olan 3 α- androstanediol glukuronide (3α diol G) ve androsteron Glucuronide (ADT-G) dönüşerek deri hücresinden kan dolaşımına girmektedir(16,17,18).

13- Kan dolaşımına katılan 3 α- androstanediol glukuronid (3α diol G) ve androsteron Glucuronide (ADT-G) idrar yolu ile vücuttan atılmaktadır(16,17,18,19).

14- Kan dolaşımında bulunan testosteron ve dihidrotestosteron sadece buz dağının görünen küçük kısmıdır.

15- Kıl köklerinin bulunduğu deri hücresinde üretilen dihidrotestosteron hormonu kan dolaşımına girmeyen buz dağının görünmeyen büyük kısmıdır.

16- Kıl köklerinin bulunduğu deri hücresinde üretilen dihidrotestosteron hormunu 3 α- androstanediol glukuronid (3α diol G) ve androsteron Glucuronide (ADT-G) dönüşerek deri hücresinden kan dolaşımına girmektedir.

Polikistik over sendromu'nda erkeklik hormonlarının miktarındaki artışı ve tüylenme artışını değerlendirirken buz dağının görünmeyen kısmını da unutmamamız gerekmektedir.

Kaynaklar

1-İntrakrinoloji. Labrie F. Mol Hücre Endokrinol. 1991 Temmuz; 78(3):C113-8.

2-Kadınlarda androjenlerin endokrin ve intrakrin kaynakları: meme kanserinin inhibisyonu ve androjenlerin diğer rolleri ile öncüsü dehidroepiandrosteron. Labrie F, Luu-The V, Labrie C, Bélanger A, Simard J, Lin SX, Pelletier G. Endocr Rev. 2003 Nisan; 24(2):152-82.

3-DHEA ve periferik hedef dokularda androjen ve östrojenlere dönüşümü: intrakrinoloji. Labrie F, Luu-The V, Labrie C, Simard J. Ön Nöroendokrinol. 2001 Temmuz; 22(3):185-212.

4-İnsan cildindeki cinsel hormonlar. Zouboulis CC, Chen WC, Thornton MJ, Qin K, Rosenfield R. Horm Metab Res. 2007 Sibat; 39(2):85-95.

5-Dihidrotestosteron, periferik bir parakrin hormondur. Horton R. J Androl. 1992 Ocak-Şubat; 13(1):23-7.

6-Steroid 5 alfa-redüktaz izozimi ekspresyonunun doku dağılımı ve ontojezi. Thigpen AE, Silver RI, Guileyardo JM, Casey ML, McConnell JD, Russell DW. J Clin Invest. 1993 Ağustos; 92(2):903-10.

7-Anabolik-androjenik steroidlerin göreceli bağlanma eğilimi: iskelet kasındaki ve prostattaki androjen reseptörlerine ve cinsiyet hormonu bağlayan globuline bağlanmanın karşılaştırılması. Saartok T, Dahlberg E, Gustafsson JA. Endokrinoloji. 1984 Haziran; 114(6):2100-6.

8-Birden fazla insan steroidi 5 alfa-redüktaz için genetik ve farmakolojik kanıtlar. Jenkins EP, Andersson S, Imperato-McGinley J, Wilson JD, Russell DW. J Clin Invest. 1992 Ocak; 89(1):293-300.

9-Steroid 5 alfa-redüktaz izozimi ekspresyonunun doku dağılımı ve ontogenezi. Thigpen AE, Silver RI, Guileyardo JM, Casey ML, McConnell JD, Russell DW. J Clin Invest. 1993 Ağustos; 92(2):903-10.

10İnsan cildinde 5 alfa-redüktazın karakterizasyonu, ekspresyonu ve immünohistokimyasal lokalizasyonu. Luu-The V, Sugimoto Y, Puy L, Labrie Y, Lopez Solache I, Singh M, Labrie F. J Dermatol Yatırımı. 1994 Şubat; 102(2):221-6.

11Steroid 5 alfa-redüktaz: iki gen/iki enzim. Russel DW, Wilson JD. Annu Rev Biochem. 1994;63:25-61.

5alfa-redüktaz tip 1'i kodlayan gendeki genetik varyasyonun 1androjenik korelasyonları. Ellis JA, Panagiotopoulos S, Akdeniz A, Jerums G, Harrap SB. J Hum Genet. 2005; 50(10):534-7.

5alfa-redüktaz tip 1 ve tip 2 genlerindeki varyantlar, polikistik yumurtalık sendromu ve etkilenen kadınlarda hirsutizmin şiddetiyle ilişkilidir. Goodarzi MO, Shah NA, Antoine HJ, Pall M, Guo X, Azziz R. J, Clin Endokrinol Metab. 2006 Ekim; 91(10):4085-91.

14Polikistik yumurtalık sendromlu lean hastalarda 5α-redüktazın iki izoformu olan SRD5A1 ve SRD5A2 arasındaki genetik varyantların ilişkisi. Graupp M, Wehr E, Schweighofer N, Pieber TR, Obermayer-Pietsch B. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol. 2011 Ağustos; 157(2):175-9.

15 Erkeklerde plazma androstandiol glukuronidin kökeni. Moghissi E, Ablan F, Horton R. J, Clin Endokrinol Metab. 1984 Eylül; 59(3):417-21.

16-Kistik fibrozda ter bezinde ve diğer cilt bileşenlerinde beta-glukuronidazın nicel olarak belirlenmesi. Gibbs GE, Friffin GD. J Dermatol Yatırımı. 1968 Eylül; 51(3):200-3.

17-İnsanlarda UDP-glukuronosyltransferaz enzimleriyle androjenlerin inaktivasyonu. Bélanger A, Pelletier G, Labrie F, Barbier O, Chouinard S. Endokrinol Metab Trendleri. 2003 Aralık; 14(10):473-9.

Kadınlarda androjenik aktivitenin yeni belirteçleri olarak testosteron yerine 18-androjen glukuronidler. Labrie F, Bélanger A, Bélanger P, Bérubé R, Martel C, Cusan L, Gomez J, Candas B, Castiel I, Chaussade V, Deloche C, Leclaire J. J Steroid Biochem Mol Biol. 2006 Haziran; 99(4-5):182-8.

19-UDP-glukuronosyltransferaz enzimleriyle inaktivasyon: androjen sinyalinin sonu. Chouinard S, Yueh MF, Tukey RH, Giton F, Fiet J, Pelletier G, Barbier O, Bélanger A. J Steroid Biochem Mol Biol. 2008 Nisan; 109(3-5):247-53.

20-Normal erkek ikizlerde plazma cinsiyet steroid varyasyonunu belirleyen genetik ve genetik olmayan faktörlerin nicelendirilmesi. Meikle AW, Bishop DT, Stringham JD, West DW. Metabolizma. 1986 Aralık; 35(12):1090-5.